25 Mart 2010 Perşembe

bir söz öbeği geldi çattı akşamıma...

"riding on this know-how
never been here before
peculiarly entrusted
possibly that's all
is history recorded?
does someone have a tape?
surely, i'm no pioneer
constellations stay the same

just a little bit of danger
when intriguingly
our little secret
trusts that you trust me
'cause no one will ever know
that this was happening
so tell me why you listen
when nobody's talking

what is there to know?
all this is what it is
you and me alone
sheer simplicity"

11 Mart 2010 Perşembe

mülteci aşk

yamaçta top oynamak gibisi yok,
telefonumu kapattım belki ararsın diye.

gündüz yanan sokak lambası,
kaçak katım ben gökyüzünde.
arkadaşlar arasında yalnızlık,
bembeyaz bir kutup ayısı kömür madeninde,
la carboneria'da aşk acısı.

köşebaşındaki umut satıcısı tezgahı kapatmış...

anlayacağınız, mülteciyim yine gıcırtı köşkünde.

10 Mart 2010 Çarşamba

fabl


çam kokusunu içine çeken komşu baykuşu bir öksürük silsilesi teslim almıştı. kara tüylü boynunun altındaki buğazı burulmuş, ağacın beslendiği su birikintisine doğru kıvrak bir dalışa geçmişti mavide...
bulutlar omuz omuza ilerlerken gece siyahında, aniden ışık basmıştı ortalığı. öfkeli solucan toprağa bir tekme salladı o an, dünya yuvarlağının diğer ucunda bir yer sarsıntısı oldu, üç solucan öldü.
kırmızı renge bayılırdı ölenlerden biri, bir diğeri yolculuk etmeye topraktan dünyada. sonuncusu bir bebekti yalnızca annesi vardı aklında. kara gözlü karıncayı cenaze töreninde kimse görememişti.

3 Mart 2010 Çarşamba

doğduğum gün için...

27. kez, doğduğum günün içinden geçerken, ilk saatler sevinç çarpıntıları ve vicdan azapları arasında sıkışıp eziliyor. Kapalı bir eskişehir sabahı beni karşılıyor şimdi. Köşedeki haşhaşlı çöreklerden istiyor canım...

1 Mart 2010 Pazartesi

"i hope you're not lonely without me"