
tadı ekşimsiydi nedense ve ben candaş olarak uzunca zamandır hissetmediğim şeyleri hissettim. henüz olgunlaşmamış goruklar gibi bir yalnızlık kaplamıştı içimi.
komik ve iç acıtıcıydı havası.
o, hep etkilemişti esasında beni ve yalnızlığımı.
itiraf sözcüğü fırlar fırlamaz dudaklarımdan, kurbağa yağmaya başladı o an evin tavanından; önce iri ve duygusal olanlar, ardından çocuksu ve herşeyi boşvermişler düştü tepemize.
soru işaretleri sevmek için neden bu kadar büyük diye düşünmeye başladım:
derimin rengi kahverengiden kırmızıya,
karıncalar tarım toprağından magmaya,
bacalar kiremit renginden siyaha,
zebralar savan ikliminden musona koşarken pahabiçilmez bir zamanda kıpırtısız, kalakalmıştık.
ilerleyiş, şaşırtıcı biçimde yön değiştirdi ve mutluluk hasıl oldu evrene.