yalanlar, riyakarlıklar ve çiftleşmeler üzerine kurulu dünyadan bıktığımı anladığımda yaşım 26'dan 27'ye su alıyordu. kemikleşmiş huyların yaydığı radyasyon öylesine susturuyordu ki beni suların ortasında bibaşıma avazım ölçüsünde anıra anıra bağırıp ağlamak istiyordum.
şimdiki zamanın cinneti, ucu belirsiz bi tren bileti kadar yakındı oysaki...