27 Ocak 2011 Perşembe

bulut rengi atın karanlığında


tüm ışıklar söndüğünde
benimle başbaşa kaldım ve düşündüm;
kışlar daha soğuk ve niteliksizken
koşular hep aynı yöne olmasın istedim
istedim ki anahtarı çevirdiğimde gökyüzü kapansın üstüme
istedim ki adım attığım kaldırımlar uçurum kenarında olsun
hazzın gücü karanlıkta bana boyansın
korkular geçsin içimden bulut rengi atların sırtında
yelesinde kaos, kum ve ilk defa.

25 Ocak 2011 Salı

güzel bir geceden sabaha...


kalabalık yolları kendime dert edinmeden daha önceleri
kitaba, yerden bir selama, maviye ve kalbe
koyu mu koyu bir mühür diledim aşk adına.

elektrik hep aynı çekiciliğinde yollandı fraktallara
sonra domates bahçeleri döküldü kadrajlardan aşağı.
kağıt, kaygan ve tüylü zeminde yapışıp kaldığında
uçuşan tek şey mürekkep saydamlığında kalabalıklardı.

kalbe, ete, çamura, bavula, ayalara ve cigaraya yürüyen
dalga dalga okyanuslardan balinalardı.

18 Ocak 2011 Salı

masa[l]da bir parça kumaş

hoşçakal "eski", hoşçakal "yarın"
bir intihar mektubu "şimdi".
yeşil bir kitap yazısı ve kalemkutusu mürekkep yüklü bir adam.

(rüzgardaki ağacın kokusu derinliğe gönderme)

tumturaklı bir para sayma makinesi ilkbahar,
akılda travmalar.

haritadaki tüm ışıklar sönük ve
kaplumbağa evinde mutlu.

herzamanki kahve geceye kalmış,
son kuşet gitmiş, kadınlar elde edilmiş,
beklemek sinmiş ellere.

koca bi boşluğa çıkınca hayat,
fünye farz.

sünnet kesik yemiş, yedek kulübesinde bir telaş.

"ulan" havalanmış gökyüzünde.
benim tek günışığım, kesici takımlar.

yine aynı hareketlerde "sihirbaz".