herkes biyerlere dağlıdı, hatta aynı şehrin içinde kaybolmaktalar. onlara göre ben hayal şehrinin bekçisiyim. ama kalabalığın içinde yalnızım, yalnızız, zorlanıyorum, zorlanıyoruz. (daha da yalnızlaştırdım kendimi, o ayrı dava.) bu kabuk değişimi hep olucaktı gün gelip hayıflanıcaktık, oldu da, olmakta da...
erkan baba bi şarkının arasında girip şu sözleri zikrettiğinde daha 16 yaşındaydım ve bir gün gelipte o üç cümlenin bu kadar acıtıcı, yol gösterici olacağı aklıma gelmezdi.
"altınova'ya bulut çökmüş pamuk gibi.
eski günler geri gelmiyor,
bak ki harput yok olmasın."
esas olan harput'u kaybetmemekmiş. zor, ama anladım.
birçoklarını kaybettik ama yine de arkadaşlar iyidir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
kelimelerindir usturan, dikkatli kanat.