
ellerin ve ayakların ve müziğin sustuğu zamanlarda
eskimiş bir süpürge olur kolların ahşap zeminde
hafif bir ışıkta ağarır saçların
bütün trenler şehre uğrar sen giderken
koca bir tapınak açılır
keşişler koşuşturur
sabah olur
hayat akar
utangaçlıklar yeniden yerini alır
sanki hiçbir şey olmamış gibi.
'araf' ta,
kımıldamadan duran bir çöp bidonudur yüreğin.
bir insanın anatomisi pencereden içeride duran kayığa denktir.
ve sebep, riyakarlar diyarında bir kadeh 'jameson'sa
hoşgeldin demektir.
akşamın kiriyse,
çıkmak bilmeyen bir 'stencil'dir, 'zahid'in tetiğinde.