hani şu insanı delirten sessizlik vardır ya bişeyler elinizden yitip gittiğinde... çok saçmadır ama çok ta çekilesi güzel bir acıdır. tren ya da otobüs camında dökülen gözyaşının karanlığı bir başka tatlı olmuştur mesela. Ardında hiçbir şey bırakmamış zannetse de "o", koku tam bir başbelası halini almış, yaşadığınız dörtduvara tekerlek takıp onu üzerinize salmıştır. en gerzek saçmalıklara varana dek bütün şarkılar seçici algı patlaması yüzünden kırıp geçirmektedir bünyenizi. kalabalıklara karışıp kısa unutkanlıklar yaşansa da tuvalette, yolda yürürken, hele eve dönüldüğünde beyne hücum eden siyahın içinden sıyrılmak pek kolay bir iş değildir.
sanki hiç bitmeyecek gibi gelen zifiri tünellerin sonunda ışık belirdiğinde bir de bakmışsınız avucunuzda bir başkalaşım kayası, oturmaktasinizdir limanda. Limandasınızdır, çünkü Davy Jones'un mürettebatına katılmışsınızdır artık farkında olmadan. Artık okyanusların sonu yoktur sizin için...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
kelimelerindir usturan, dikkatli kanat.