5 Aralık 2009 Cumartesi

ne zamandır dinlememişim ben erkan babayı


kendime yolculuk en sevdiğim şeydi bir zamanlar. şimdilerde ise, kendime biçtiğim yaşam formu içinde koşmak zorundayım.

kimilerine bişeyler katarak, kimilerine tutunarak, kimilerinin kafasına basarak, kirlenip yol alıyoruz. ardımızda bıraktığımız insanları düşündükçe ne çok şey geçiyor değil mi kafamızdan... ve sessizlik gelip bizi sobelediğinde bir bıçak, koca bir çuval hatırayı saçıyor odaya. silinmiş yüzler, çocuk ahmaklıkları, katarsisli hayaller, "kalb" çarpıntıları, kötülükler... vs. arasında kendime
"-neredesin?" diyorum, "-nereye bu koşun?".

baksanıza herşey öylece duruyor odadaki halının ve kalbimin ve aklımın üstünde.

[bugünbeşaralıkikibindokuzcumartesi doğduğumgünkügibiyalnızveodamdayım]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

kelimelerindir usturan, dikkatli kanat.