Ahmet abinin köyü bir güzel kasabaymış meğer, Tepecik. Bu adam o köyden nasıl çıkmış falan geçelim bunları da gerisinde bıraktığı tonla senaryo ve romanı "akbabalar" zavallı ailesinden çalıp kullanmaya o denli meğilli ki cenaze günü bile evinde bunlar konuşuldu. Güzel insan Ahmet abi yaşarken hem devlet hem de sinema prodüksiyon camiası tarafından yıllarca oyalandı şimdi de cenaze töreninde yarım kalan filmini tamamlamak boynumuzun borcudur diye nutuklar atıldı. Nefret ve sinirle izledim onları ve izlemeye de devam edicem...
Neyse gelelim güzel şeylere. Kocaman bir kalabalık vardı cenazede ve işin güzel yanı yüzde 90'ı kendi insanları, komşuları, akrabaları, oyuncuları, gerçek arkadaşlarıydı. Bu sade ve güzel insana aynı kendisi gibi bir tören düzenlenmişti. Günün en ilginç notu bence o günün aynı zamanda onun doğumgünü olması idi. Yeni bir hayata adım atan Ahmet abi garip bir ironiyle takvimde aynı günü seçmişti.
Hep gitmek, görmek istediğim bu köyü Ahmet abisiz de olsa gördüğüm için mutluyum sanırım.
Ha bu arada evinin bulunduğu sokağa o yaşarken ismi verilmişti ilk kez, gördüğüm en güzel sokak tabelalarından biriydi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
kelimelerindir usturan, dikkatli kanat.